Ana Sayfa
Konut Kredisi
Taşıt Kredisi
İhtiyaç Kredisi
Banka Kredileri
Kredi Kampanyaları
Kredi Hesaplama Araçları
"Bireyselde hedef daha hızlı büyüme"

Türkiye Finans Genel Müdürü Gürerk, katılım bankalarının son dönemde geliştirdikleri ürünlerle bireysel bankacılık hizmetlerinde paylarını artırdıklarını belirterek, 2012 için bireysel kredilerde daha hızlı bir büyüme planlamadıklarını söyledi

Türkiye Finans Genel Müdürü Derya Gürerk, banka olarak bu yıl için öngördükleri en önemli hedefin bireysel kredilerde daha hızlı bir şekilde büyüme olduğunu belirtti. Bireysel krediler ve bankaların kredi hacimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürerk, 2011 yılında sektörel kredi hacminin yüzde 30 büyüdüğünü hatırlatarak, aynı dönemde katılım bankalarının ortalama kredi büyümesinin ise yüzde 25 olarak gerçekleştiğini kaydetti. Bireysel kredilerde da bankacılık sektörünün yüzde 30 büyüyerek 220 milyar TL'yi aştığına dikkat çeken Gürerk, "Katılım bankaları yaklaşık 6.5 milyar TL'ye ulaşarak yüzde 46'lık bir büyüme ile bireysel krediler alanında sektör üstü bir büyüme gerçekleştirmiştir. Kredi kartı alacaklarındaki yüzde 27,3 ve konut kredilerindeki yüzde 22,7'lik artışlar bireysel kredilerin ortalamasının altında kalırken, ihtiyaç ve diğer tüketici kredilerindeki artış yüzde 38,2 ile diğer tüm segmentlerin üzerinde gerçekleşmiştir" diye konuştu.

TÜM MÜŞTERİLERE İLKELİ FİNANSMAN

Aralık 2011 rakamlarına göre katılım bankalarının bireysel krediler pazar payının yüzde 2.9, kurumsal pazar payının yüzde 5.6 ve KOBİ payının yüzde 9.5 olduğunu kaydeden Gürerk, şu ifadeleri kullandı: "Bu dağılıma bakıldığında katılım bankalarının ağırlıklı olarak bireysel bankacılık dışındaki segmentlerde var olduğu görülmektedir. Ancak son dönemde geliştirilen yeni ürünlerle katılım bankalarının bireysel segmentte de paylarını artırdıklarını görüyoruz. Vizyonunu, 'Türkiye'de tüm bireysel müşteriler ve şirket sahiplerine ilkeli finansman ve yatırım sağlayan öncü kaynak olmak' şeklinde tanımlayan Türkiye Finans, bireysel segmentin ihtiyaçlarına da katılım bankacılığı ilkeleri doğrultusunda çözüm üretmeye devam etmeyi hedeflemekte ve 2012 için bireysel kredilerde daha hızlı bir büyüme planlamaktayız."

 

Ticarilere göre riskimiz daha az

Sorunlu kredi oranlarında gelinen noktayı da değerlendiren Türkiye Finans Genel Müdürü Gürerk, bankacılık endüstrisinin sorunlu kredi yönetiminde oldukça başarılı bir performans sergilediğini dile getirdi. Gürerk, "2009'da yüzde 5'in üzerinde olan sorunlu krediler rasyosu 2011 sonu itibarıyla yüzde 3'ün altına indi. Türkiye Finans olarak yüzde 2.3'lük bir sorunlu krediler oranıyla sektörden daha iyi bir performans gösterdik" dedi. Katılım bankalarının faizsiz bankacılık prensiplerinden hareketle reel sektörle iç içe ve üretimi destekleyen bir sistemi olduğunu söyleyen Gürerk, şöyle konuştu: "Katılım Bankacılığı müşteri portföyünde uzun dönemli ve yakın ticari ilişkiler üzerinde temellendirilmiş bir KOBİ tabanı vardır. Üretimin finansmanına dayalı olan bu ilişkisinden dolayı Katılım Bankaları fon kullandırımlarının genel olarak ticari banka kredilerine nispeten daha az risk taşıdıklarını söylemek yanlış olmaz."

 

Büyüme yüzde 20'yi geçmez

Derya Gürerk, katılım bankalarında bireysel kredilerin yaklaşık yüzde 70'inin mortgage kredilerinden oluştuğunu belirterek, bankacılık sektörünün toplamında ise bu oranın yüzde 33'ler civarında olduğunu dile getirdi. Gürerk, "2012 yılında da kredi büyümesindeki hızın yavaşlamaya devam edeceğini, sektördeki genel beklentiye paralel olarak kredi büyümesinin 2012 yılında yüzde 15 - yüzde 20 aralığında olacağını öngörmekteyiz" diye konuştu.

 

En büyük risk 2008 sürecini tekrarlamak

Derya Gürerk, Türk bankacılık sisteminin 2000'li yıllarda yaşadığı krizden güçlenerek çıkmayı başardığını belirterek, regülasyonlarla sağlam temeller üzerine yeniden inşa edilen bankacılık sisteminin güçlü bir sermaye yapısına sahip olduğunu ifade etti. Türkiye'deki bankaların riskleri iyi ölçebilmeleri ve kredileri nispeten iyi yönetmeleri sektörün aktif kalitesine yansıdığına dikkat çeken Gürerk, "Sektördeki NPL oranı yüzde 2.7 ile düşük sayılabilecek bir seviyededir. 2012 için öngörülebilecek en büyük risk, Avrupa'da derinleşmeye başlayan ekonomik kriz nedeniyle, bankacılık sistemimizin 2008 yılında yaşadığı süreçten tekrar geçmek durumunda olmasıdır."

 

Tedbirler maliyeti artırdı

Tüketici açısından ise alınan tedbirlerin neticesinde 2011'in ikinci yarısından itibaren maliyetlerde belirgin artışlar yaşandığını belirten Gürerk, "Tüketici kredilerinin son bir yıllık ortalama maliyeti yüzde 15'ten yüzde 23.7'ye çıkmıştır. Oranlarda yaşanan bu artışın yanında bankalar, artan maliyetlerini kredi fiyatlamasına masraflar yoluyla da yansıtmışlardır. BDDK hesaplamalarına göre artan masrafların kredi maliyetine ortalama etkisi yıllık bazda konut kredilerinde 0.7, taşıt kredilerinde 2, ihtiyaç ve diğer tüketici kredilerinde 3.9 ve kredi kartlarında 4.2 puan olmuştur" şeklinde konuştu.

Kaynak:Yenişfak.com.tr

Uzman Görüşleri
bilgi bankası
banka kredileri, kredi kartları ve birçok konuda bilgi sahibi olun.